preloader

Ödeme Emri ve Tarh Zamanaşımı

Tarh Zamanaşımı Nedir?

            Türk Vergi Hukununda tarh zamanaşımı ve tahsil zamanaşımı şeklinde iki farklı zamanaşımı bulunmaktadır. Tahsil zamanaşımı, tarh yapılmış ve tahakkuk etmiş olup vadesi gelmiş olan bir vergi borcunun idare tarafından tahsil edilebilir olduğu süreyi kapsamaktadır ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda düzenlenmiştir. Tarh zamanaşımı ise 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu md. 114’te düzenlenmiş olup vergiyi doğuran olay sonrasında verginin tarh ve tebliğ edilmesine ilişkindir.Tarh zamanaşımına doktrin ve yargı kararlarında tahakkuk zamanaşımı da denilmektedir. Bunun sebebi zamanaşımının verginin tahakkuk ettirilmesine kadarki aşamayı kapsamasıdır.

            İdari bir işlem niteliğinde olan tarh, vergiyi doğuran olay meydana geldikten sonra  vergiye tabi değer olan kanundaki usullere göre belirlenen matraha kanunlarda öngörülen ilgili ölçü ve oranların uygulanması sonucunda ödenmesi gereken vergi tutarının belirlenmesi anlamına gelmektedir. Belirlenen bu tutarın mükellefe tebliğ edilmesi ile vergi tahakkuk etmiş olacak ve tahsil edilebilir duruma gelmiş olacaktır. İşte idarece verginin tarh edilmesi ve mükellefe tebliği için  VUK m. 114’te öngörülen süre tarh zamanaşımıdır.

Zamanaşımı süreleri:

Madde 114 – Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar.

            Buna göre vergiyi doğuran olayın meydana geldiği tarihi izleyen yılın başından itibaren 5 yıl içinde idarece tarh ve tebliğ edilmemiş vergi alacağı tarh zamanaşımına uğramaktadır. Buradaki önemli husus ise vergi alacağının zamanaşımına uğrayarak ortadan kalkması için mükellefin herhangi bir başvuru yapmasına gerek olmamasıdır. Beş yıllık sürenin geçmesi itibariyle  zamanaşımı kendiliğinden hüküm ifade edecek, borcun zamanaşımına uğradığı hususu ilgili makamlarca da re’sen göz önünde bulunduralacaktır.

            Muafiyet uygulamaları veya şarta bağlı istisna nedeniyle  tamamen veya kısmen alınmayan vergilere hakkındaki  zamanaşımı süresi ise, muafiyet yahut istisna şartlarının ihlâl edilmiş olduğu tarihi izleyen yılın başından itibaren işlemeye başlar.

Tarh zamanaşımını durduran ve kesen birtakım sebepler bulunmaktadır. Tarh zamanaşımını durduran sebepler:

  • Vergi dairesi tarafından matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması durumunda zamanaşımı durmaktadır. Durmuş olan zamanaşımı, takdir komisyonunun verdiği kararının vergi dairesine tevdi edilmesini takip eden günden itibaren  kaldığı yerden işlemeye devam eder. Fakat durma süresi her  halde 1 yılı aşamaz.( VUK m. 114)
  • Takdir komisyonun kararına karşı vergi dairesi tarfından vergi mahkemesinde dava açılması durumunda, tarh zamanaşımının durup durmaycağına ilişin ise bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Fakat Danıştay İçtihatları Birleştirme kurulu bu durumda da zamanaşımının durması gerektiğini kabul etmektedir.
  • Zamanaşımının durduğu bir başka durum ise mücbir sebeplerin bulunmasıdır.(VUK m. 15). Buna göre VUK m. 13’te sayılan mücbir sebelerin varlığı halinde zamanaşımı süresi durmaktadır. Mücbir sebebin ortadan kalkması ile birlikte süre işlemeye devam eder. Fakat  bu hükmün tatbik edilebilmesi için söz konusu mücbir sebebin açık ve malum olması yahut ilgililerce ispat edilmesi gerekmektedir.

Vergi tarh zamanaşımını kesen sebep ise mükellefe ceza ihbarnamesi tebliğ edilmesidir.(VUK m. 374/3)        

Zamanaşımı süresinin dolması ile vergi dairesi artık ikmalen veya re’sen tarh ve tebliğ yapamaz. Sonuç olarak; mükellefe vergi ihbarnamesi gönderilemez, ödeme emri tebliğ edilemez, mükellef nezdinde vergi incelemesi yapılamaz, defter ve belgelerini ibraz etmesi istenemez, vergi hataları düzeltilemez.

Ödeme Emri ve Tarh Zamanaşımı

Ödeme emri, tarh ve tebliğ edilmiş olan bir vergi alacağının vadesi gelmesine rağmen ödenmemesi durumunda vergi dairesi tarafından düzenlenen ve  borcunu ödemesi veya borçla ilgili mal bildiriminde bulunması için mükellefe gönderilen belgedir. Ödeme emri ile vergi borçlusu, borcu var ise bununla ilgili görevini öğrenmekte, borcunun olmadığını düşünüyorsa veya kısmen ödediği yahut zamanaşımına uğradığı iddiası bulunuyorsa 15 günlük süre içinde bunlara ilişkin yasal kullanma olanağına sahip olmaktadır. Ödeme emrinde ayrıca 15 gün içerisinde borcunu ödemediği yahut mal bildiriminde bulunmadığı takdirde cebren tahsil aşamasına geçileceği ve mal bildiriminde bulunmaması durumunda hapisle tazyik olunacağı muhatapa bildirilir.

Buna göre ödeme emri tahakkuk sonrası ile ilgili bir işlemdir. Tahakkuk etmemiş veya tahakkuk etmekle birlikte vadesi gelmemiş vergi alacağına ilişkin muhatapa ödeme emri gönderilemez. Ödeme emrine itiraz sebepleri 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m. 58’de düzenlenmiştir:

Ödeme emrine itiraz:

Madde 58 – Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir. İtirazın şekli, incelenmesi ve itiraz incelemelerinin iadesi hususlarında Vergi Usul Kanunu hükümleri tatbik olunur.

Düzenlemeye göre sayılı sebeplerden biri gerçekleşmişse muhatap, itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilecek, doğrudan veya komisyon kararı sonrası ödeme emrinin iptali için vergi mahhkemesinde dava açabilecektir.

Buna göre tarh/tahakkuk zamanaşımı süresi dolmuş bir kamu alacağı ile ilgili bir şekilde tahsil aşamasına geçilmiş ve muhatapa ödeme emri yollanmışsa, bu ödeme emri itiraza veya ödeme emrinin iptali husunda davaya konu edilebilecektir. Yukarıda değinildiği üzere; eğer bir vergi alacağı tarh zamanaşımı içerisinde tarh ve tebliğ edilmemiş dolayısıyla tahakkuk ettirilmemiş ise bu alacak ortadan kalkacaktır. Buna göre tarh zamanaşımına uğramış olmasına rağmen ödeme emri yollanmış bir vergi alacağı hakkında kanunda sayılan “ böyle bir borcu olmadığı” şeklindeki itiraz sebebi öne sürülebilecektir. AATUHK’da yalnızca tahsil zamanaşımı düzenlenmiş olduğundan madde 58’de geçen “zamanaşımı” itiraz sebebi tahsil zamanaşımını ifade etmektedir. Buna göre tarh zamanaşımı itiraz ve dava konusu ediliriken sebep olarak “böyle bir borcun bulunmadığı” nedenini ileri sürmek isabetli olacaktır. Fakat tarh zamanaşımının ilgili makamlarca re’sen gözetilmesi gerektiğinden itiraz sebebi farklı belirtilmiş olsa dahi,  vergi dairesi yahut mahkeme tarafından değerlendirilmesi ve göz önünde bulundurulması gerekmektedir.

“Tahakkuk zamanaşımının geçmesiyle tahsili olanaksız duruma gelen bir vergi borcunun 58 inci madde de sayılan üç halden “böyle bir borcun olmadığı” yolundaki itiraz nedeninin kapsamı içinde düşünülmesi zorunludur. Dolayısiyle ödeme emrinin tebliğ aşamasında, tahakkuk zamanaşımının yargı mercilerince re’sen incelenebileceğini ve zamanaşımının varlığı halinde ödeme emrinin iptali yoluna gidebileceklerini kabul etmek gerekmektedir.(Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu,E. 1986/3,K. 1987/1,T. 3.4.1987)”

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Size en iyi deneyimi sunmak için çerezleri kullanıyoruz.