preloader

Davalarda İşçi Tanıklarının Beyanlarının Esas Alınamayacağı Hususlar

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2015/8363 Esas 2018/1164 Karar numaralı 24.1.2018 Tarihli Kararı

Karara konu uyuşmazlık, davacının ulusal bayramlarda ve genel tatillerde çalışıldığı ve fazla mesai yapıldığı iddiasında bulunduğu bu iddianın da ispat külfetinin davacıda olduğunun ve davacı tanıklarının beyanlarına ancak kendi çalıştıkları dönemle sınırlı olarak itibar edileceğine ilişkindir.

‘’Ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı ve fazla çalışma yaptığı iddiasını ispat külfeti üzerinde olan davacı, iddiasını ispat bakımından tanık dinletmiştir. Dinlenen davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulamışlardır. Ancak bu tanıkların davalı işyerindeki çalışma sürelerinin, davacının anılan alacak kalemleri bakımından dava ettiği sürenin tamamını kapsamadığı anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, davacı tanıklarının beyanlarına ancak kendi çalıştıkları dönemle sınırlı olarak itibar edilebilir.’’

‘’Mahkemece yapılacak iş, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil talepleri bakımından davacı tanıklarının çalıştığı dönem bakımından bu tanıkların, diğer dönemler bakımından ise davalı tanıklarının beyanlarına göre bir değerlendirme yapılıp sonuca gitmektir. Davacının talep konusu ettiği ve hüküm altına alınan çalışma döneminin tamamında çalışmadıkları anlaşılan davacı tanık beyanlarının tüm döneme hasredilmesi hatalıdır.’’

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2017/26341 Esas 2020/9270 Karar numaralı 9.07.2020 Tarihli Kararı

Karara konu uyuşmazlık, fazla çalışma yapılıp yapılmadığına dairdir. Kararda davacı tanıklarının işveren karşı husumeti bulunduğunun ve bu nedenle beyanlarının tek başına hükme esas teşkil etmemesi gerektiği belirtilmiştir.

‘’Dosya kapsamından, beyanları hükme esas alınan davacı tanıklarının işverene karşı husumeti bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacı tanıklarının beyanlarının yan deliller ile desteklenmedikçe tek başına hükme esas teşkil etmesi mümkün değildir.‘’

Ayrıca ilgili kararda aşağıdaki hususlara da değinilmiştir:

  • işçinin imzasını taşıyan bordronun sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğinde olduğu
  •  fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerektiği
  •  işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığının araştırılması
  • imzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesinin mümkün olmadığı ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatının her türlü delille yapılabileceği
  • bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerektiği
  • işçiye bordro imzalatılmadığı halde fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatının mümkün olacağı
  • beyanları hükme esas alınan davacı tanıklarının işverene karşı husumeti bulunduğunun anlaşıldığının bu nedenle davacı tanıklarının beyanlarının yan deliller ile desteklenmedikçe tek başına hükme esas teşkil etmesinin mümkün olamayacağı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2016/16324 Esas 2020/5005 Karar numaralı 08.06.2020 Tarihli Kararı

’Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.’’

‘’Mahkemece davacının fazla mesai alacağının hesabında tanık beyanlarına itibar edildiği anlaşılmıştır. Tanıkların çalışma sürelerinin net olarak tespit edilmediği ve davacı işçi ile birlikte ne kadar süre birlikte çalıştıkları tespit edilmeden akdin fesih tarihine kadar olan dönemi de kapsar şekilde fazla mesai alacağı hesaplanması hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş davacı tanıklarının davalı iş yerinde çalıştıkları sürelerin tespiti için SGK kayıtlarının celbi ile gelen cevaba göre davacının fazla mesai ücreti alacağının tanıklarının bildirilen dönemleri ile sınırlı olarak değerlendirmeye tabi tutmaktır. Fazla mesai çalışması tanık beyanlarına göre değerlendirildiğinden takdiri indirim yapılmalı ancak bu indirim de hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirim de olmamalıdır.’’

Ayrıca ilgili kararda aşağıdaki hususlara da değinilmiştir.

  • İşyerinde üst düzey yönetici konumunda çalışan işçinin ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanmayacağı
  • Ancak üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı doğacağı
  • Bunun için üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerektiği, işyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğinin kabul edilmesi

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Size en iyi deneyimi sunmak için çerezleri kullanıyoruz.